18 Eylül 2015 Cuma

devlet okulu mu? özel okul mu? I

Her şey Ayaz 3 yaşındayken başladı. O zamanlar okula başlamalı mı başlamamalı mı diye bir soru düşünmedim bile. Son bir yılı evde oğlumla geçirmiş, çok keyif almış ve benim bile yeri geldiğinde ona ne kadar yetemediğimi düşünmüştüm. Artık evden çalışmaya da başladığıma göre bakıcı yerine okul daha iyi bir seçenekti. Bir sürü yuva araştırdım, gezdim gördüm. En sonunda bundan iyi nimet bulunmaz diyerek evimizin dibindeki devlet lisesinin kreşine verdim. Ayaz'la aynı yaşta oğlu olan komşumu da ikna ettim, iki kanka beraber başladılar okul hayatına. Okul zaten iki adımdı, müdür idealistti, lise binasında anaokulu açmıştı bin bir uğraş vererek. Üstelik küçük sınıf olarak bizimkileri ayırdılar ve 8 kişilik sınıfta oldu oğlum. Yarım gün gönderirim derken Ayaz'dan gelen istekler üzerine 2-3 ay sonunda tam güne döndük. Bizimkiler öğretmenlerinin de ilk öğrencileriydiler. Elif Öğretmen onlarla çocuk oldu, onlarla aslancılık oynadı, enerjisi hiç bitmedi. Beklentim de çok değildi zaten, sosyal imkanları ve hijyenik koşulları yeterli olsun, oyun grubu gibi oğlum eğlensin eve mutlu gelsin. Dört ayağımın üzerine düşmüştüm, hedefi on ikiden vurmuştum.

kreşin ilk günü

Bir sonraki yıl yine araştırdım yine en güzeli en yakını diyerek devam ettim. Bu kez tek sınıf vardı, daha kalabalıklardı ve esas öğretmenleri de klasik öğretmendi. Üstelik oldukça disiplinliydi ve hamile olduğu için çocukların peşinde çok da koşturmadı. Bana göre daha kötü bir yıldı ancak Ayaz'a sorarsanız hala en sevdiği öğretmeni odur, okula gitmekten de hiç vazgeçmek istemedi. Aslında bu yüzden oynamadım hiç bir şeyle, sadece yakından takip ettim.


Ayaz & Elif Öğretmen

Sonra taşındık, artık ilkokul hazırlık olacaktı, yine başladım araştırmaya. Herkes bir öğretmeni işaret ediyordu Sevgi öğretmen. O da Ayaz'ın kaydının çıktığı okulun anaokulu öğretmeni. Yarım gündü, öğlenciydi ama zaten küçük evde bakıcı da var ne olur dedik verdik yine devlete. 28 kişilerdi hiç abartmıyorum. Bir öğretmen, bir yardımcı personel, bir de yardımcı stajyer öğremen vardı. Öğretmenin ne kadar önemli olduğunu teyit ettiğim yıl bu yıl oldu. İlkokula hazırlamak neymiş anladım. Ek olarak İngilizce de verdi öğretmenleri bizim çocuklara.

geçen yıl, yıl sonu gösterisinden sonra

Geldik en önemli kısmına. Artık ilkokul olacaktı ve benim gönlüm hep özelden kocamın gönlü de hep devletten yanaydı. Yalnız ikimizin ortak fikri uzağa göndermemekti ve en önemlisi öğretmenin iyi olmasıydı. Yine araştırdım, döndüm dolaştım. Bir çok donelerden sonra en iyi öğretmen olduğuna karar verdiğimiz için yine aynı okulda devam etmesine karar verdik. Bizim seçimimiz devlet okulu oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder