9 Ekim 2017 Pazartesi

yazmak geldi icimden..

Biri 8 yaşında oldu, biri 2,5.. Bugun oyle bir yazma istegi geldi icimden.
Dun kuzenimin esi icin bebek partisi yapti teyzecim, cok iyi hissettigim pozitif bir gundu..

bunu paylasmak istedim mesela, kocaman oldu papatyam :)

Hizla akip geciyor gunler. Bir cok sey oldu hayatimizda. Sayisiz bakici geldi gitti mesela, kanayan yaram. Ayaz'in okulu degisti sonra. Daha taslar yerine oturmadi bakalim.

iste bahsettigim guzel enerji, orada bir kiz daha var onu da dun ogrendik :)


24 Nisan 2017 Pazartesi

dizi önerisi..


Bu sezonun başından beri bunu bekliyorum.


Hatta Bahar annesine kavuşamadığı, annesi onu çekip de almadığı için diziden soğudum bir ara. İşte oldu.
Hayat Şarkısı için bir çok tutarsızlık mantıksızlık vs. söylenebilir belki ama benim için en sevdiklerimden biri oldu. Neşeli, eğlenceli, her türlü drama ya da trajediye rağmen güldüren (evet her bölüm güldüren) , aydınlık güzel çekimleriyle içimi açan güzel dizim. Oyunculukları zaten ne desem az gelir düzeyde fenomen olan dizimi Bahar da annesine kavuştuğuna göre buraya yazayım dedim. Anne miyim neyim :)

7 Mart 2017 Salı

Hazal 2 yaşında!

Kızım kızanım 2 yaşına gelmiş de bunu da paylaşmayayım mı?

İyi ki doğurduklarım :)

Birisi mutfak almış "Yaşasinnn"

Abisi kardesine (yoksa kendine mi) hediye olarak bu güzel mutfağı tercih etti. Ayaz oynar sanıyordum ama Hazal da başından ayrılmadı. Bir kaç günümüz kurtarılmış gibi geçti.

Nasıl iki yıl geçti, bebeğim nasıl iki yaşına geldi anlayamadım. Al işte Hazal da büyüdü mü şimdi?

İki yaş sendromuyla birlikte geldi tabii ki. Evde en çok duyulan kelimeler "Ben","Benim" oldu bile.

Özlemle beklediğim güzel, akıllı kızım benim.. İyi ki doğdun :)


26 Nisan 2016 Salı

hafta sonu..

Cumartesi günü abimlerle annemde buluştuk. Çocukların çocuk bayramını kutlamak için desem biraz abartı olabilir tabii. Program kendi kendine gelişti. Önce Hazal'ı emanet edip yengemizi alıp Ayaz'ı İngilizce dersine götürdük. Senoş'la bize de bedavadan Üsküdar'da gezecek 1 saat kaldı böylece. Acele tarafından bir kaç mağaza gezildi, 40 yıllık kasabımızdan etler alındı. Meşhur Üsküdar fırınlarından birinden çaylık bir şeyler alındı. Hop Ayaz dersten alındı :) Gittik tekrar anneme.. 1 saat kadar muhabbetten sonra Senoş'la aldık çocukları parka götürdük. Ayaz ve Hazal ilk kez birlikte kaydılar.

ağabey, kardeş kaydıraktan kaymaca

Mest oldu tabii ikisi de. Kimse parktan çıkmak bilmedi. Ayaz bir su isterim krizine girdi. Onun dışında bir yaramazlık yok. 

ağabey, kardeş sallanmaca

Parklardaki kaydırakların elektrik üretmesinden hiç hoşlanmayan Emir kaymadı, onun yerine Hazalla salıncak sefası yaptı. Bizimki istese sallanabiliyor ama istemiyor. Oturduğu gibi salıncağa önündeki emniyeti açıp iniyor.


iki kuzen eğlenmece

Hep Hazalın gönlü yapılmadı, iki kuzen birlikte de parkın tadını çıkarttı. Parktan sonra hemen oranın çarşısını gezdik, işte ne bileyim kuru üzüm istediler, içecek istediler, su istediler, çevirme tavuk istediler hepsini aldık. İstekler de insaflıydı zaten. 

Döndük anneme, Yediler oynadılar, gece sekiz civarı herkes yollandı evine.


bu video pazar günü meşhur zürafalı parktan :)

Pazar günü önce gösteri için okula gittik, sonra planımız Barış Manço'nun evini ziyarete gitmekti, sözüm vardı Ayaz'a. Trafiğe bakalım dedik gitmek ne mümkün? Bazı yollar kapalı olduğu için kalanlar da kilit olmuş.

İkna ettik oğlumuzu, gittik burnumuzun dibindeki zürafalı parka. Parkta zürafa şeklinde bir kaydırak olduğu için adı böyle kaldı. Buz gibi havada bir de dondurma yedi mi keyfine diyecek kalmadı. 

Peşi sıra ödevlerini bitirmek kaydıyla istediği kadar tv hakkı verdim kendisine, Bir ara benimle fasulye ayıklarken görüldü. Hafta sonu da böylece bitti.

Minik kuş mu? Ona zaten ne kadar o sokak o kadar mutluluk demek :)

İşte çocuklar gibi şen olmak bence bu demek..

25 Nisan 2016 Pazartesi

23 Nisan yazısı..

23 Nisan gösterisini 24 Nisan'da yaptı oğlum..
Diyarbakır oynadılar minicik hallerine bakmadan..
Bu sırada beklerken whatsapp tan fotoğrafını paylaştım kuzenlerle. Kuzenimin eşi de ilkokulda aynı yöreyi oynamış ama o zaman böyle yöresel giyinmek yasakmış. Ne memleket di mi ama?

ciddi evladım :)

..ve son..

küçük adamlar

Keşke Atamızın bize bıraktığı çocuk bayramını gerçekten coşkuyla yaşayabilsek. Çocuklar için herşey coşkulu zaten ve ben de hafta sonunun iki gününde de hep mutlu olsun diye uğraştım. Yine de sokaklarda, büyük organizasyonlarla aynı coşkuyu bizim de hissetmemizi isterdim.

Neler mi yaptık? o da hafta sonu yazısında olsun..

18 Nisan 2016 Pazartesi

haydi çocuklar bahçeye..

İtiraf ediyorum.. Biraz oyalanın, güzel güzel kendi kendinize vakit geçirin istiyoruz. Anne&baba ne oynasak diye peşimizde koşmayın ve biz de vicdan azabı çekmeyelim istiyoruz. Çok güzel oynayın, çok keyif alın ve bütün enerjinizi harcayıp akşam da erkenden ve hemencecik uyuyun istiyoruzzzz! İşte bu yüzden hoşgeldin bahar :) Yaşasın parklı bahçeli günler :)


Bu aralar Ayaz okuldan gelir gelmez kendini bahçeye atıyor ve en az 2 saat kendisini evde göremiyoruz. Zaten eğer çıkmamışsa ki çıkmaması için evde olmaması gerekiyor, arkadaşları kapıya dayanıyor hemen.


Hazal desen kapıdan birisinin çıktığını görmesin hemen gidip ayakkabılarını alıp kapıya dikiliyor. Yürümeyi de iyice ilerletti. Şu sıralar en büyük hedefi koca koca merdivenleri tırmanıp kaydırağın tepesine dikilmek.

Bu aralar bizde haberler böyle.. Ne demiştik yaşasın güzel havalar :)


7 Nisan 2016 Perşembe

Mutluluk..

Bu sabah işe geldim ve hemen çalışmaya başladım çünkü programımın biraz gerisinde kalmışım. Sonra telefonum çaldı,  hadi onu cevaplarken maillerime de bakayım dedim. Bir de ne göreyim, blogda bir hareket bir bereket var.



Ne mi olmuş?

SADE VE DERİN  blogunun yazarı sevgili deeptone "duyurular ve izlenesi bloglar" yazısında bana da yer vermiş. Bir sürü ziyaretçim gelmiş :) hepsi de hoş gelmiş.

Uzaklardan gelen bir dokunuşun bana verdiği bu pozitif enerjiye ben bile inanamadım. Yaşasın blog kardeşliği!